Birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcılarının tümü, antiviral tedavi reçete edilmesi konusunda kendilerini rahat hissetmeyebilir. Ancak diğer kronik hastalık tedavisi modellerinde olduğu gibi, siroz ve HSK’nın da dahil olduğu HBV ile ilişkili advers sonuçların insidansını azaltmak için konu hakkındaki bilgi birikiminin (reçeteleme dahil) artırılması gerekli olacaktır.

HBV enfeksiyonunun yönetimine yönelik kılavuzların geliştirilmeye devam ettiği unutulmamalıdır. Klinisyenlerin, Avrupa Karaciğer Hastalıkları Araştırma Derneği’nin (EASL) en son yayınlanan önerilerine sık sık başvurması önerilmektedir: 4 http://www.easl.eu/research/our-contributions/clinical-practice-guidelines

Tedavi ve takip

Akut HBV enfeksiyonu

Erişkinlerin >%95’i kendiliğinden iyileştiği için semptomatik akut HBV enfeksiyonu olan hastalarda antiviral tedavi çoğunlukla gerekli değildir.4-6 Az sayıda vakada (<%1), akut HBV, klinik açıdan ensefalopati, anormal protrombin zamanı ve böbrek yetmezliği varlığıyla tanımlanabilen, fulminan karaciğer yetmezliğine neden olabilmektedir. Bu durumlarda, hastanın bir uzmana sevk edilmesi gereklidir.7,8

Enfeksiyonun klirensini belgelemek için akut HBV’li tüm hastaların takip edilmesi gereklidir. Hepatit B yüzey antijeninin (HBsAg) 6 aydan uzun süre var olması durumunda, hastalık kronik HBV’ye ilerlemiş demektir.4

Kronik HBV enfeksiyonu

Tedavinin hedefleri

Kronik HBV enfeksiyonu tedavisinin çeşitli hedefleri vardır. Bu hedefler arasına şunlar da dahildir:4,8

 

Sağkalım ve yaşam kalitesinin arttırılması

Viral replikasyonun kalıcı olarak baskılanması

Siroz ve HSK’ya ilerleme riskinin azaltılması

HBV ile ilişkili ekstrahepatik bulguların önlenmesi

Güncel tedavilerle bu hedeflere hastaların önemli bir bölümünde ulaşılabilmektedir.8

Kim, ne zaman tedavi edilir?

EASL Kılavuzlarına göre antiviral tedavi adayı olanlar Tablo 1’de listelenmiştir. Genel olarak öneriler üç kriterin birleşimine göre belirlenmiştir:4

Serum HBV DNA düzeyleri

Serum alanin aminotransferaz (ALT) düzeyleri

Karaciğer hastalığının şiddeti

Tedavi endikasyonlarında hastanın yaşı, sağlık durumu, HBV bulaşma riski, ailede HSK veya siroz öyküsü ve ekstrahepatik klinik tablo öyküsü dikkate alınabilir.

Tablo 1. Kronik HBV: Tedavi endikasyonları4

 

*HBV DNA >2,000 IU/ml, ALT >ULN ve/veya en az orta düzey karaciğer nekroenflamasyonu veya fibroz ile tanımlanır;

Kalıcı şekilde normal ALT ve yüksek HBV DNA düzeyleriyle tanımlanır;
Tipik tedavi endikasyonları bulunmasa bile

HBeAg, hepatit B zarf antijeni; HBV, hepatit B virüsü, ALT, alanin aminotransferaz; ULN, normalin üst sınırı; HSK, hepatoselüler karsinom.

Tedaviye başlamadan önce klinisyenlerin dikkate alması gereken diğer hususlar şunlardır:7,8

Hastalık şiddeti (örn. doğal seyir, komplikasyonlar)

Tedaviyle ilişkili potansiyel yan etkiler

Bireyin tercihi

Beklenen tedavi süresi

Tedaviye yanıt verme olasılığı

Direnç gelişme olasılığı

Diğer faktörler (örn. ekstrahepatik hastalık, immünosupresyon, koenfeksiyon vs.)

Tedavi rejimlerine uyum gösterme olasılığı (tedaviye uyum gösterilmemesi, hastalıkta ciddi alevlenmelere neden olabilir)

Bireyin yaşam koşulları (örn. aile kurmayı düşünme – bazı ajanlar gebelikte kontrendikedir)

Tedavi seçenekleri

Kronik HBV’nin tedavisinde iki temel seçenek, nükleoz[t]id analoglarları (NA’lar) veya pegile interferon (PegIFN) tedavisidir. Her iki ilaç sınıfının özellikleri Tablo 3’te sunulmaktadır.4

NA tedavisi genelde günde bir kez oral tedaviden oluşur. NA tedavileri olumlu bir güvenlilik profiline sahiptir. Dirence karşı yüksek bariyeri olanlar, tedaviye uyum gösteren hastaların büyük çoğunluğunda HBV DNA düzeylerinin saptanamayan düzeylere inmesini sağlayan uzun süreli, öngörülebilir, yüksek bir etkililiğe sahiptir. Bununla birlikte, PegIFN aksine, NA’lar güçlü bir immün yanıt oluşturmaz ve bu nedenle, nüksetmeyi önlemek için uzun süreli bir uygulama gerektirmektedir.

Kronik HBV tedavisi için Avrupa’da onay alan altı NA bulunmaktadır. Lamivudin (LAM), adefovir dipivoksil (ADV) ve telbivudin (TBV) HBV direncine karşı düşük bir bariyere sahipken; entekavir (ETV), tenofovir disoproksil fumarat (TDF) ve tenofovir alafenamid (TAF) HBV direncine karşı yüksek bir bariyere sahiptir. Bazı durumlarda ETV veya TAF, TDF’den daha uygun bir tedavi seçeneği olabilir (Tablo 2).4

Tablo 2. TDF yerine ETV ve TAF seçmek için endikasyonlar*

Yaş >60 yaş

Kemik hastalığı

Kronik steroid kullanımı veya kemik yoğunluğunu daha kötüleştiren başka ilaçların kullanımı

Frajilite kırığı öyküsü

Osteoporoz

Renal değişim

eGFR <60 ml/dak/1,73 m2

Albüminüri >30 mg/24 sa. veya orta düzeyde dipstick proteinüri

Düşük fosfat (<2.5 mg/dl)

Hemodiyaliz

*Daha önce NA maruziyeti olan hastalarda ETV yerine TAF tercih edilmelidir;

eGFR’ın <50 ml/dk. olduğu durumlarda ETV dozunun ayarlanması gerekir; tahmini CrCl düzeyi ≥15 ml/dk olan yetişkinlerde veya adolesanlarda (≥12 yaş ve ≥35 kg vücut ağırlığı) veya hemodiyaliz uygulanan CrCl düzeyi <15 ml/dk olan hastalarda TAF dozunun ayarlanması gerekli değildir.

PegIFN tedavisi, çoğunlukla 12 ay süreyle uygulanan haftalık subkütan enjeksiyonlardan oluşmaktadır. PegIFN tedavisi, virüsü enfekte hepatositlerden uzaklaştırmak için bağışıklığı uyarmaktadır.

PegIFN’un yararları tedaviden sonra bile devam edebilmektedir ve hastalığın nüksetme oranlarının PegIFN dışı tedaviye kıyasla daha az olduğu görülmektedir.9

PegIFN tedavisinin temel dezavantajları, tedaviye yanıtın çok değişken olması ve olumsuz güvenlilik profilidir. Bu özellikler önemli sayıda hastanın bu tedavi türü için uygun olmamasına veya isteksiz olmasına yol açmaktadır.4

Tablo 3. Kronik HBV tedavisinde PegIFN ve NA’nın öne çıkan özellikleri4

Özellikler PeqlFN tedavisi 

NA tedavisi

Uygulama yolu

Subkütan enjeksiyon

Oral
Tedavi süresi

48 hafta

HBsAg kaybına kadar uzun süreli•
Tolerabilite

Düşük

Yüksek

Uzun süreli kullanımda güvenliliğe yönelik endişeler

Tedavi sırasında meydana gelen yan etkiler çok nadir devam edert

Muhtemel değil•

Kontrendikasyonlar

Çok Yok1

Strateji

Uzun süreli immün kontrolün indüklenmesi Viral replikasyonun inhibe edilmesi
Viral baskılama seviyesi Orta Evrensel olarak yüksek
Tedavi kesildikten sonra nüksetme riski

Tedaviden 6-12 ay sonra yanıtın devam ettiği hastalarda düşük – HBeAg negatif hastalıkta yüksek

HBeAg serokonversiyonu sonrasında konsolidasyon tedavisinin verilmesi halinde orta risk —  HBeAg negatif hastalıkta yüksek

Erken kesme kuralları

Var Yok

Viral direnç riski

Yok Minimum ila yok arasıtt

*Bazı vakalarda birkaç yıl sonra NA’ların kesilmesi düşünülebilir

Psikiyatrik, nörolojik, endokrinolojik

Böbrek fonksiyonuyla ilgili belirsizlikler, bazı NA’lar için kemik hastalıkları

§Dekompanse hastalık, komorbiditeler vs.

eGFR düzeyi <50 ml/dk. olan hastalarda bazı NA’larda doz ayarlaması gerekmektedir

Başlangıç özelliklerine bağlıdır

*HBeAg pozitif hastalarda tedavi zamanı içinde yavaşça artar (tedavinin 4. yılından sonra serolojik yanıtlarda bir plato gözlenmiştir), genelde HBeAg negatif hastalarda çok düşüktür

††Bugüne kadar TDF veya TAF ile herhangi bir direnç görülmemiştir  

AO, advers olay; CrCl, kreatinin klirensi; eGFR, tahmini glomerüler filtrasyon hızı; HBeAg, hepatit B antijeni; HBsAg, hepatit B yüzey antijeni; NA, nükleoz[t]id analogu; PegIFN, pegile interferon. TAF, tenofovir alafenamid; TDF, tenofovir disoproksil fumarat. TAF, tenofovir alafenamide; TDF, tenofovir disoproxil fumarate.

Tedavi yanıtları virolojik ve serolojik sonuçlara bağlı olarak tanımlanabilir ve tedavi sırasında ve sonrasında birkaç zaman noktasında tahmin edilebilir (Tablo 4).

Tablo 4. Tedaviye verilen yanıt tanımları 4

Yanıtlar NA tedavisi PeglFN tedavisi

Virolojik (tedavi sırasında)

Yanıt: HBV DNA <10 IU/ml

Primer yanıtsızlık: 3 aylık tedaviden sonra HBV DNA düzeyinde <1 log10 azalma

Kısmi yanıt: HBV DNA  düzeyinde >1 log 10 azalma

Virolojik breakthrough (kırılma): Tedavi sırasında en düşük HBV DNA düzeyinin üstünde >1 log10’lik doğrulanmış HBV DNA artışı

Yanıt: HBV DNA’nın <2.000 IU/ml olması

Virolojik (tedavi dışında)

Kalıcı yanıt: Tedavi kesildikten sonra 2:12 ay süreyle HBV DNA’nın <2.000 IU/ml olması

Serolojik

HBeAg kaybı ve anti-HBe gelişimi*

HBsAg kaybı ve anti-HBs gelişimi

*Sadece HBeAg pozitif bireyler için.

EASL Kılavuzları tedaviyi kesmenin değerlendirilebileceğini ancak bunun yalnızca istisnai durumlarda dikkate alınması gerektiği belirtmektedir:

  • Uzman olmayan merkezler tedavinin kesilmesini yönetmeye uygun olmadığından, NA tedavisinin kesilmesi sadece uzman merkezlerde tedavi gören çok az sayıda hastada değerlendirilmelidir.

  • Ek takip önemlidir ve tedavinin kesilmesi rutin bir uygulama haline getirilmemelidir.

Hepatit B antijeni; HBsAg, hepatit B yüzey antijeni; NA, nükleoz[t]id analogu; PegIFN, pegile interferon.

Kronik HBV enfeksiyonu olan, daha önce tedavi görmemiş (tedavi-naif) hastalar için güncel EASL Kılavuzları aşağıdakileri önermektedir:4

Dirence karşı yüksek bariyere sahip, potent bir NA’nın uzun süreli uygulanması, karaciğer hastalığının şiddetinden bağımsız olarak tercih edilmesi gereken tedavi seçeneğidir.

  • NA tedavisi HBsAg kaybı [± yüzey antijenine karşı antikor (anti-HBs) serokonversiyonu] doğrulandıktan sonra kesilmelidir.
  • NA’lar, stabil HBeAg serokonversiyonuna ve saptanamayan düzeyde HBV DNA düzeyine ulaşılan;  ≥12 aylık konsolidasyon tedavisini tamamlamış, sirozu olmayan hepatit B e antijeni (HBeAg) pozitif hastalarda kesilebilir. Ancak, NA sonrası takip gereklidir.
  • NA’lar, hastanın tedavi sonrasında yakından takibi garanti edilebiliyorsa, uzun süreli (örn. ≥3 yıl) virolojik baskılamaya ulaşılan, sirozu olmayan bazı HBeAg negatif hastalarda kesilebilir.

PegIFN, HBeAg pozitif veya negatif olan hafif ila orta şiddetli kronik HBV hastaları için bir başlangıç tedavisi seçeneği olarak düşünülebilir.

  • PegIFN tedavisinin standart süresi 48 haftadır.
  • 48. haftadan sonra PegIFN tedavisine devam edilmesi, HBeAg negatif olan bazı kronik HBV hastalarında faydalı olabilir.

Birinci basamak NA tedavisinin başarısız olması (HBV viral yük testinde kalıcı veya tekrarlayan viral replikasyonla gösterilir) çoğunlukla tedaviye uyumun kötü olmasıyla ilişkilidir.

Birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcılarının birbiriyle çelişen sağlık öncelikleri ve tedavinin alımına engel teşkil eden hususların farkında olması kadar, hastalara tedavi sırasında destek vermesi de çok önemlidir.3

Tedavi sırasında takip

Tedaviye uyumu, HBV DNA düzeylerine bakılarak antiviral tedaviye verilen yanıtı, yan etkileri kayıt altına almak ve antiviral direncinin erken dönemde tespit edilmesini kolaylaştırmak için hastaların tedavi sırasında düzenli olarak izlenmesi gerekmektedir (Tablo 5).

Tablo 5. NA veya PegIFN ile tedavi edilen kronik HBV’li hastalarda önerilen periyodik takip süreleri4

NA tedavisi

PeglFN tedavisi

ALT: ilk yılda 3-4 ayda bir; sonrasında 6 ayda bir.

TKS/serum ALT düzeyleri: ayda bir

Serum HBV DNA: ilk yılda 3-4 ayda bir; sonrasında 6-12 ayda bir

TSH: 3 ayda bir

HBsAg: HBV DNA saptanamayan düzeyde kalırsa, 12 ayda bir

HBsAg temizse, anti-HBs testi

Serum HBV DNA, HBsAg, HBeAg & anti-HBe: Tedavi sırasında 3, 6 ve 12. aylarda

Tedaviden sonraki 6. ve 12. aylarda

HBV DNA saptanamaz düzeydeyse (ve HBeAg negatifse), HBsAg 12 ayda bir kontrol edilir

HBsAg negatifse, anti-HBs testi

Böbrek hastalığı riski altında olan hastalar için renal testler: ilk yılda 3 ayda bir; sonrasında kötüleşme yoksa 6 ayda bir

ALT, alanin aminotransferaz; TKS: tam kan sayımı; HBeAg, hepatit B e antijeni; HBsAg, hepatit B yüzey antijeni; NA, nükleoz[t]id analogu; PegIFN, pegile interferon; TSH, tiroid stimüle edici hormon.

Birinci basamak tedavi koşullarında klinisyenler, kronik HBV’li hastaların takip gereksinimini karşılamak için mevcut yönetim sistemlerini kullanabilir. Her merkezin uygulamaları farklı olsa da mevcut sistemler şunları içerebilir:

Geri aramalar ve randevu hatırlatmaları

Merkezin kullandığı yazılımda hatırlatma kullanılması

Randevuların önceden planlanması

Patoloji ve ultrason istek formlarının önceden sağlanması

Merkezin kullandığı yazılımla çalışan denetim araçlarının kullanılması

HSK sürveyansı

HBV enfeksiyonun reaktivasyonu ve HSK’yı tespit etmek için hastaların uzun süreli takip edilmesi önerilmektedir.10 HSK kronik HBV tanısı konulan hastalar için ana endişe kaynağıdır ve etkili bir şekilde tedavi edilen bireylerde bile gelişebilmektedir.11 Erken evrede tanımlanan HSK için küratif tedavi mevcuttur. Bu bağlamda birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcıları HSK sürveyansında önemli bir rol oynamaktadır.8

Kronik HBV tedavisi alan hastalarda:4

HSK sürveyansı, sirozlu veya NA tedavisinin başlangıcında orta veya yüksek HSK riski olan tüm hastalar için zorunludur.

HSK sürveyansı aşağıdaki hastalarda tavsiye edilir:

  • Etkili uzun süreli NA tedavisi alan tüm hastalar
  • Başlangıçta HSK riski yüksek olan ve PegIFN tedavisi sonrası kalıcı yanıt elde edilen tüm hastalar

Kronik HBV enfeksiyonuyla yaşayan hastalarda HSK riskini artıran diğer önemli faktörler şunlardır:12

  • Siroz
  • Başka bir hepatit virüsü veya HIV virüsü ile koenfeksiyon
  • Yüksek HBV DNA ve/veya HBsAg düzeyleri
  • Kronik aşırı alkol tüketimi
  • İleri yaş
  • Erkek cinsiyet
  • Yüksek HBV DNA düzeyleri
  • Diyabet veya metabolik sendrom
  • Aktif sigara kullanımı
  • Ailede HSK öyküsü

Bu belgenin yazılması sırasında, abdominal ultrason, sürveyans amaçlı kullanıldığında kabul edilebilir tanısal doğruluğa sahip en uygun testtir (%58-89 duyarlılık; %90 üzeri özgüllük).13 EASL kılavuzları, HSK yönetimi konusunda şunları önermektedir:10

Sürveyans tüm yüksek riskli popülasyonlarda deneyimli personel tarafından 6 ayda bir karın ultrasonu kullanılarak yapılmalıdır.

Alfa fetoprotein (AFP), HSK’da en yaygın test edilen biyobelirteç olsa da sürveyans testi olarak suboptimal bir performansa sahiptir.

Tarama testinin anormal sonuç vermesi durumunda, bilgisayarlı tomografi (BT) veya kontrastlı manyetik rezonans görüntüleme (MRG) önerilir ve tedavi için hastanın birden çok disiplinden oluşan bir ekibe sevk edilmesi gerekir.8

Eğitim, destek ve yaşam tarzı önerileri

Sağlık sisteminde yaşanan damgalama ve ayrımcılık, hepatit hastaların tedavi arama davranışları üzerinde anlamlı ve olumsuz bir etkiye sahip olabilir.14 Bu nedenle, birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcılarının, etkilenen bireylerle güvenli bir ilişki kurması; bilgi, destek sağlaması ve gerektiğinde ilave servislere yönlendirme konusunda onlara yardımcı olması önemlidir.

Eğitim

Kronik HBV ile yaşayan hastalar, enfeksiyonu çocukları ve diğer aile üyeleri de dahil olmak üzere başkalarına bulaştırma riskinden endişe duyar.15 Birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcıları, bireyleri cinsel yolla bulaşma, anneden çocuğa bulaşma ve kan yoluyla bulaşmayla ilgili bilgilendirebilir.

Tablo 6. Başkalarını HBV’den koruma.3

Hastayla yakın temas içinde olan bireyler HBV’ye karşı aşılanmalıdır.

Uyuşturucu enjekte etmek için kullanılan iğneler, şırıngalar ve diğer ekipmanlar paylaşılmamalıdır.

Güvenli cinsel ilişki: Vajinal, anal ve oral seks sırasında prezervatif ve kayganlaştırıcı  kullanılmalıdır. Kan, sperm organ veya vücut dokusu bağışı yapılmamalıdır.
Kandan kana temas engellenmelidir: Kurumuş kan bile olsa, üzerinde kan bulunabilecek diş fırçası, jilet veya diğer kişisel eşyalar paylaşılmamalıdır.

Gebe olan veya gebe kalmayı planlayan hastalar, gerekli bebek aşıları hakkında doktorlarına danışmalıdır.

Açık yaralar kapatılmalı ve kan döküldüğünde çamaşır suyuyla temizlenmelidir. Başka bireylerin eldiven kullanmadan yaralara veya kana dokunmasına izin verilmemelidir.

İnvaziv işlemler uygulayan sağlık meslek mensupları, uzmanlardan tıbbi tavsiyeler ve iş sağlığı ve güvenliği önerileri almalıdır.

Yanlış bilinenleri ortadan kaldırmak ve damgalamayı, ayrımcılığı ve bazı durumlarda kişinin kendi kendine dayattığı sosyal izolasyonu önlemek için; riskin göz ardı edilebilir düzeyde olduğu faaliyetler (örn. yiyecek paylaşımı, dokunma, öpme, böcek ısırıkları, yüzme havuzları vb.) hakkında net olmak da önemlidir.3

Birçok hastanın hekimin yanından kendi durumlarını anlamadan ayrıldığı, ilaçları nasıl kullanacağını veya sağlığına nasıl dikkat edeceğini bilmediği unutulmamalıdır.

Eğitim ve destek sağlanırken, bireyin sağlık okuryazarlığı düzeyine ve hastalığa ilişkin kültürel algıya dikkat edilmelidir:16

Konuşmalar bireyin kültürüne uygun ve güvenli bir şekilde yapılmalıdır.

Bireyin kendi hastalığını algılama şekli ve hastalığın birey için ne anlama geldiği dikkate alınmalıdır.

Bir seferde yalnızca 2 veya 3 kavramın ele alındığı, sade bir dil kullanılmalıdır.

Yazılı sağlık bilgileri kültürel açıdan uygun olmalıdır.

Aile üyeleri büyük destek sağlayabilir, ancak gerekli durumlarda profesyonel bir tercümandan da destek alınmalıdır. Tercümanlar bilginin düzgün bir şekilde anlaşılmasını sağlamak için gereklidir ve hastalar için bilgiyi netleştirme ve soru sorma fırsatı sunar.

Belirli bir etnik veya kültürel gruba mensup çok sayıda hastayla çalışan klinisyenlerin, o gruba özgü tutum ve uygulamalar hakkında bilgi edinmesi yararlı olabilir.

Yaşam tarzı konuları

HBV ile enfekte hastalara özellikle damar içi madde kullanımı, sigara kullanımı, alkol tüketimi, beslenme, egzersiz ve kiloyla ilgili konularda yaşam tarzı değişiklikleri yapmaları tavsiye edilmelidir.

Damar içi madde kullanan kronik HBV hastaları, enfeksiyon tedavilerine ek olarak; madde bağımlılığı konusunda desteğe, tavsiyeye ve bağımlılık tedavisine erişime ihtiyaç duyar. Bu nedenle klinisyenlerin güvenli uygulamalar, iğne ve enjeksiyon programları gibi yerel hizmetler ve zarar azaltma konusunda bilgili olması gerekir. Hastaların madde kullanımını azaltmayı veya kesmeyi; uygun bir tedavi servisine sevk edilmeyi isteyip istemediğini konuşmak için uygun anlar olacaktır. Bununla birlikte, klinisyenin baskı yapması yerine bireyin konuşmaya öncülük etmesi önemlidir.8

Genel yaşam tarzı açısından kronik HBV’li hastaların karaciğer hastalığı riskini azaltmak için yapabileceği birkaç şey vardır. Uygun olduğu durumlarda, diyetisyenler ve egzersiz fizyologları gibi uzmanlara yönlendirmek hastaların yaşam tarzı değişikliklerine yardımcı olmak için ele alınabilir.

Karaciğer hasarı riskini azaltmak için stratejiler:3,8,17

Kronik HBV’li herkes, halihazırda bağışıklığın olmadığı durumlarda hepatit A virüsüne (HAV) karşı aşılanmalıdır.

Karaciğer hasarını kötüleştirebileceğinden alkol tüketiminden kaçınılmalıdır. Her türlü alkollü içecek karaciğere zarar verebilir. HBV’li hastalarda, az miktarda alkol tüketimiyle dahi karaciğer komplikasyonları gelişebilir.

HBV için ilaç reçete edilmesi durumunda, hastaların ilacı talimatlara uygun şekilde kullanması önemlidir. HBV tedavisinin başarısız olması en çok tedaviye uyumun kötü olmasıyla ilişkilendirilmiştir.

HBV’li hastalarda sonuçları iyileştiren özel bir diyet gösterilmemiştir. Verilecek en iyi tavsiye, normal kiloyu korumak, sağlıklı ve dengeli beslenmektir.

Her türlü madde (sigara, esrar, vb.) kullanımını bırakmak teşvik edilmelidir.

Hepatit B virüsü üzerinde belirgin bir etkisi olmasa da, egzersiz yapmak genel sağlık için faydalıdır ve teşvik edilmelidir.

Hastalar, yeni bir ilaca başlamadan önce, ilacın reçeteli veya reçetesiz alındığından bağımsız olarak daima kendi doktorlarına veya eczacılarına danışmalıdır.

HBV enfeksiyonunda hiçbir bitkisel tedavinin iyileşme sağladığı gösterilmemiştir. Aksine, bazı bitkisel tedaviler ciddi karaciğer toksisitesine neden olabilmektedir.

Özellikle ileri yaştaki bireyler, sirozlu hastalar ve ailesinde karaciğer kanseri öyküsü olan hastalar için düzenli olarak karaciğer kanseri taraması (örn. 6 ayda bir) önerilmektedir.

Psikososyal destek

HBV’li hastalar birbirinden farklı kültürlere, cinsel eğilimere, sosyal statüye ve cinsiyete mensuptur. İlk görüşme sırasında ve sonrasında fırsat buldukça, akıl sağlığı sorunlarına yönelik bir taramayı da içeren kapsamlı bir psikososyal değerlendirmenin yapılması önemlidir. Diğer servislerden yardım alma ihtiyacı, tedavi sırasında herhangi bir noktada ortaya çıkabilir ve birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcılarının, uzman kurumlara yönlendirme eşiğinin düşük olması gerekir.3

Danışmanlık veya destek servislerine yönlendirme birçok durumda gerekli olabilir:3

Depresyon, anksiyete, duygudurum bozuklukları veya travma sonrası stres bozukluğu gibi rahatsızlıkların varlığı

İlişkilerinde destek ve/veya güven bulamayan, izole ve savunmasız hastalar

Bireyin kültürünün ve dilinin farklı olması

Madde ve alkol bağımlılığıyla ilgili konular

Bireyin maddi durumu, istihdam ve istikrar durumu

Bireyin kira vb. konut giderlerini sürekli şekilde karşılayıp karşılayamadığı

Erkek ve kadınlar için ebeveynlik ve gebelikle ilgili konular.

Duygusal sorunlar, aile ve ilişki sorunları veya hastalığın açıklanmasıyla ilgili endişeler.

Sosyal, duygusal ve eğitsel destek hizmetleri, çeşitli kuruluşlar aracılığıyla sağlanmaktadır ve HBV enfeksiyonu olan tüm hastaların danışmanlık ve destek gruplarından, yardım hatlarından ve sivil toplum kuruluşlarından haberdar edilmesi önemlidir.

İlişkili içerik

Hepatit B

HBV

HBV hakkında mevcut bilgilerin kapsamlı bir özeti burada sunulmaktadır – birinci basamak tedavi klinisyenlerinin HBV’li hastaların tarama, tanı ve tedavisindeki kilit rolünü pekiştiren bilgiler.

HBV'nin yükü

HBV

HBV’nin epidemiyolojisi ve doğal seyri, birinci basamak sağlık hizmeti sağlayıcılarının, tarama uygulamalarını enfeksiyon riski en yüksek kişilere yönlendirmesine ve potansiyel tedavi adaylarını tanımlamasına yardımcı olmaktadır.

Önlem ve tanı

HBV

Öncelikli popülasyonlara test yapılması; tanı konması, müdahale edilmesi, hastalık ve ölümün önlenmesi ve gerektiğinde temas edilen kişilere test  ve aşı yapılması için bir fırsat sunmaktadır.

Referanslar

  1. Wallace J, et al. Managing chronic hepatitis B – the role of the GP. Aust Fam Physician 2012;41:893-8.
  2. MacLachlan J, Cowie B. Chronic hepatitis B. What’s new? Aust Fam Physician 2013;42:448-51.
  3. Australian Society for HIV Medicine (ASHM). HIV, viral hepatitis and STIs: a guide for primary care providers. 2014.
  4. European Association for the Study of the Liver (EASL). EASL 2017 Clinical practice guidelines on the management of hepatitis B virus infection. Available at: https://www.easl.eu/research/our-contributions/clinical-practice-guidelines (accessed November 2018).
  5. Terrault NA, et al. Update on prevention, diagnosis, and treatment of chronic hepatitis B: AASLD 2018 hepatitis B guidance. Hepatology 2018;67:1560-99.
  6. British Association for Sexual Health and HIV (BASHH). 2017 interim update of the 2015 BASHH National Guidelines for the Management of the Viral Hepatitides. Available at: https://www.bashh.org/guidelines (accessed November 2018).
  7. Bell SJ and Nguyen T. The management of hepatitis B. Australian Prescriber 2009;32:99-104.
  8. Matthews G, Robotin M. eds. B Positive – All you wanted to know about hepatitis B: a guide for primary care providers. ASHM, 2008.
  9. Lok AS, McMahon BJ. Chronic hepatitis B: update 2009. Hepatology. 2009;50:661–2.
  10. European Association for the Study of the Liver (EASL). EASL Clinical Practice Guidelines: Management of hepatocellular carcinoma. Journal of Hepatology 2018;69:182–236.
  11. Varbobitis I, Papatheodoridis GV. The assessment of hepatocellular carcinoma risk in patients with chronic hepatitis B under antiviral therapy. Clin Mol Hepatol 2016;22:319–326.
  12. Fattovich G, et al. Natural history of chronic hepatitis B: Special emphasis on disease progression and prognostic factor. J Hepatol 2008;48:335-52.
  13. Bolondi L. Screening for hepatocellular carcinoma in cirrhosis. J Hepatol 2003;39:1076–1084.
  14. WHO guidelines on hepatitis B and C testing. Geneva: World Health Organization; 2017. Licence: CC BY-NC-SA 3.0 IGO.
  15. Valery PC, et al. Systematic review: unmet supportive care needs in people diagnosed with chronic liver disease. BMJ Open 2015;5:e007451.
  16. ASHM. Hepatitis C: Your crucial roles as a primary healthcare nurse. 2015. Available at: https://www.ashm.org.au/products/product/1-921850-24-8 (accessed Dec 2018).
  17. Patient education: Hepatitis B (Beyond the Basics). Available at: https://www.uptodate.com/contents/hepatitis-b-beyond-the-basics (accessed November 2018).

 

Bu sitedeki bilgiler, bir hekim veya eczacıya danışmanın yerine geçemez. Daha fazla bilgi için bir hekime ve / veya bir eczacıya başvurunuz